Vay Benim Kadife Tüylü Balam
Nazlıcan Şahiner

Nazlıcan Şahiner

NAZLICA

Vay Benim Kadife Tüylü Balam

09 Aralık 2019 - 09:04

Ağaçlardan öğrenecek çok dersimiz var. Köklerine su kabul etmedikleri mevsime çoktan girdik. Başına buyrukluk değil bu. Öyle zaman olur ki bazı insanları hayatından çıkarmak zorunda kalırsın, ya da kendiliğinden oluverir her şey, bir çabaya girmene gerek kalmaz. Ne onlara katabileceğin ne de onlardan alabileceğin bir şey kalır. Tanıştığın her insan ile ruhuna pencere açtın. Yeni renkler, yeni gözlüklerin oldu. Bir evde çok pencere olması kötü müdür? Nitekim temiz hava girer. Ancak sen ayarını koruyamadın cereyanda kaldın, üşüttün. Havasını sevdiğine dost dedin. Ilık meltem rüzgarları gibi, sen anlattın; o esti, esti… Bir süre sonra sana yeni rengini katmayı kesti, aynan oldu; kendi rengini gösterdi. Schopenhauer’ın kirpi ikilemini duydun mu?

“Soğuk bir kış sabahı çok sayıda oklu kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. Az sonra, oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce, birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilemi, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü. İnsanları bir araya getiren, iç dünyalarının boşluk ve tekdüzeliğidir. Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar.”

Diyeceksin ki ağaçla bütün bunlar ne alaka? Onu sana bırakıyorum, zira çoktan söyledim!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar