Alemsiniz yahu!
Nazlıcan Şahiner

Nazlıcan Şahiner

NAZLICA

Alemsiniz yahu!

01 Kasım 2019 - 17:20 - Güncelleme: 01 Kasım 2019 - 17:43

İlk çağlardan Rönesans’a kadar insanoğlu hep dünyayı merak etti. Coğrafi keşiflerle devam eden bu yolculuğa seyyahlar gezi yazılarıyla ortak oldular. Gittikleri yerdeki insanlar, yemekler ve tabiat; insanoğluna yazı ile ulaşılır hale geldi. Matbaa ile erişim arttı, çeviriler hızlandı. Artık uzak diye bir tanım yoktu. Rönesans’a ulaştığımızda ise, keşfedilmesi gerekenin insan olduğu, insanoğlunun akıl yoluyla elde ettiklerinin yüceltildiğini ve onun diğer mahluklardan üstün tutulduğunu görmeye başlarız. Modernizm başlangıcı olarak nitelendirdiğimiz 20. yüzyıla gelindiğinde ise Sigmund Freud’un “stream of consciousness” yani “bilinç akışı” terimi ile karşılaşırız. Bilinç akışı tekniği romanlarda karakterin iç dünyasının olduğu gibi yansıtılmasıdır. Artık bundan sonra insan psikolojisine verilen önemi modern romanlardaki o uzun cümlelerden görmekteyiz.

Şehirden şehire, uzak diyarlara, tabiata olan yolculuk, insanın kendisinde sona ermektedir. Nereye gidersek gidelim, düşüncelerimiz duygularımız bizimle beraberdir. İnsanlar kendilerinde olumsuz anılar hatırlatan mekanlardan uzaklaşmak isterler. Bir nebze bu bizi rahatlatacaktır. Peki ya seninle gelen düşüncelerin? Hadi bırak onları terk ettiğin şehirde.

Aşkı arayışı ömrü boyunca devam eden Yunus;” ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır” dedi. Simyacı’daki Santiago hazineyi( mutluluğu) bulmak için Mısır'a gittiğinde, hazineyi aslında yola çıktığı yerde bıraktığından geri döndü. Amak-ı Hayal’de Aynalı Baba’nın üflediği ezgilerle uykuya dalan Raci gittiği alemlerden uyandığında şöyle diyordu : “Ben bu hayatı; dünyaya niçin geldiğimizi, ne olacağımızı, bizi bu dünyaya göndereni anlamadan terk etmemeye niyet ettim. Keşke bu sorulara olumlu ya da olumsuz bir cevap bulabilseydim.”

Sonuç olarak insan arayışına, keşfine kendisinden başlamalıdır. Kendi isteklerini, eksiklerini, kusurlarını, yeteneğini fark eden kişi, artık arayışına sağlam adımlarla devam edecektir. Bu seviyeye ulaşmış insan artık başka insanların hayatına müdahale etmeyecek, kendisiyle uğraşacak ve kendisini terbiye edecektir. Yazımı bitirirken aşağıdaki 4 satır da beni bu yazıda debelenmekten kurtaracaktır.

 

Hararet nardadır sacda değildir

Keramet hırkada taçta değildir

Her ne ararsan kendinde ara

Kudüs’te Mekke’de Hac ’da değildir

 

Hacı Bektaş-i Veli

 

 

 

YORUMLAR

  • 2 Yorum

Son Yazılar