Foça Belediyesi’nin Aralık ayı meclis toplantısında dikkat çeken anlar yaşandı.
CHP’li Meclis Üyesi Çiğdem Yenipazar, gayrimenkul satışlarına ilişkin açık bir irade koydu ve “Bugünden sonra yapılacak en küçük satışa bile ret oyu vereceğim” ifadelerini kullandı.
Bu bir tavır ve uyarıdır. Tartışılır, eleştirilir ama adı demokrasiyse meşrudur.
Altında yatan sebep veya sebeplerin araştırılması gerekir ama… Başkan çokta bundan anlam çıkarmamış gibi duruyor.
Aynı meclisi yeniden söz isteyen meclis üyesine Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı yüksek sesle, “Başka söz vermiyorum, izin vermiyorum. Benden izin aldınız mı? Meclis Başkanı benim!” sözlerini kullanıyor.
Bu yaklaşımın adı meclis yönetmek değil, azarlamak.
Sayın Başkan, meclis bağırarak yönetilmez!
Ancak asıl dikkat çeken ise sonrasında Başkan Fıçı’nın yaptığı, “Yargılaması benden değil, örgütten olur. Örgütümüz bununla ilgili nasıl yöntemle ilerler bilmiyorum. Her meclis üyesi grup kararına uymak zorundadır” açıklaması.
Bu sözleri okuyan herkesin aklına hemen hemen aynı şey geliyor; Bu bir değerlendirme mi, yoksa ince ayar verilmiş bir tehdit mi?
Örgütün sopası, seçmenin iradesi…
Bir meclis üyesi, kendi vicdanıyla, -ki ben altında geçerli sebepler yattığını düşünüyorum- karar verdiği için tehditvari bir şekilde örgüte havale ediliyorsa orada bir sıkıntı var demektir.
Bağırarak söz kesmeniz, mikrofon kapatmanız, ardından örgüt sopasına gönderme yapmanız...
Bunların hepsi sizin eleştiriye tahammül edemeyen bir belediye başkanı olduğunuzu gösterir!
Zaten sonrasındaki açıklaması da aynı tavrı sürdürdüğünü gösteriyor.
Eleştiriye cevap vermek yerine parti örgütünü bir baskı aracı gibi göstermeniz ve tehdit havası taşıyan açıklamalarınız son derece problemli bir tavır Sayın Başkan.
Yanlış üzerine yanlış yapıyorsunuz…
O övdüğünüz yöntemlerinizi ve davranışlarınızı bir gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum Sayın Başkan.
Eğer varsa ikinci dönem hayaliniz, o hayalinizden giderek uzaklaşıyorsunuz.
Bizden söylemesi Sayın Başkan!














