Bugün ki köşe yazımda sizlere ihtisas komisyonların öneminden ve bu komisyonlara atanan kişilerden bir olay örgüsüyle bahsedeceğim.
30 Ekim 2020’de yaşanan ve İzmir’de 117 canımızı kaybettiğimiz depremin üzerinden 4 yıl su gibi geçti gitti...
Sahi su gibi geçti mi?
Çocuğunu, eşini, annesini, babasını, dostunu kısacası sevdiklerini kaybedenler için de zaman bu kadar hızlı akıp gitti mi?
Cevap vermesi hiç zor değil asında.
En fazla yıkımın olduğu Bayraklı’nın sokaklarını gezin…
O yepyeni binaların içerisinde dolaşın…
O gizli acıyı ve çığlığı dinleyin…
İşte o zaman yanıt emin olun ki size kendini hissettirecektir…
Tabii ki bu yazımızın konusu 30 Ekim depremi olmayacak.
Çünkü o kadar büyük acı var ki hala içimizde, sayfalar dolusu yazsak da anlatmaya yetmeyecek.
Ancak bugünkü konumuz bir daha bu tür olayların yaşanmaması için neler yapılabileceği ile ilgili.
117 canımızı kaybettik…
Umutlar ve hayalleriyle birlikte 117 insan…
Peki sonrasında ne oldu?
4 yıldır ne değişti?
Yeni yeni binalar yapılıyor
Yeni yerler imara açılıyor
Emsal artışları veriliyor…
Sahi…
Kim alıyor bu kararları?
Cevabı aslında bir çoğunuz bilmiyor olabilirsiniz.
Gelin size bu kararı alanlarla birlikte kararın nereden çıktığını açıklayalım.
Her ilçe belediyesinde ve Büyükşehir Belediyelerinde siyasi parti temsilcilerinin aldıkları oya oranla oluşturduğu komisyonlar kurulur.
Bu komisyonlar içinde en önemlileri Plan ve Bütçe, İmar ve Hukuk Komisyonları’dır…
Bu komisyonları önemli yapan bir çok etmen vardır…
Adaletli olan kısmı insanların hayatını belirleyecek ve yaşam koşullarını şekillendirecek kararlar almalarıdır…
Tabii ki bu işin bir de kapalı kapılar arkasında dönen boyutu yer alıyor.
Ancak o konuya daha sonra gireceğimizden emin olmanızı hatırlatarak komisyonların ne yaptığı konusuyla yazımıza devam edelim.
Bu komisyonlar içinden en kritiği İmar Komisyonu’dur.
Çünkü bu komisyondan alınacak kararlar vatandaşların hayatını doğrudan etkileyecektir.
Yani İmar Komisyonu’nun yaptığı çalışmalar doğrultusunda gecekondu bölgesine 30 kat da verebilirsiniz, yada sadece 3 kat ile o bölgede yeni bir yapılaşma da kurdurabilirsiniz.
‘Bunları neden anlatıyor’ diye sorabilirsiniz ancak imar komisyonu gerçekten de bir ilçeyi vücut olarak düşünürseniz tam anlamıyla o vücudun kalbidir.
Hele ki bu ilçe Bayraklı ise…
30 Ekim sonrası onlarca evin yıkıldığı ağır orta ve az hasarlı olmak üzere yüzlerce evin hasar kaydı aldığı Bayraklı’da 2020 yılı sonrası tüm odaklar şehrin yeniden planlanmasına çevrilmişti.
Emsal artışları, kat yükselmeleri ve inşaat süreçleri hızlı ilerlerken belediye meclisinde görev alan komisyon üyeleri çalışmalarına da ağırlık vermişti…
2019 seçimlerinde komisyonlar yaşanacak depremden habersiz kurulurken olması beklendiği gibi siyasi parti grupları işinde iyi ve alanla ilgili bilgi birikimi olan kişileri komisyonlarda görevlendirmişti.
Tabii ki bu konuda en özenli görevlendirmeler İmar Komisyonu’nda yapıldı.
Bu komisyon üyeleri doğrusu yanlışı ile kendi dönemlerini geride bırakırken, 2024 seçimleri geldi çattı…
Bir çok siyasi partide büyük değişimlerin yaşandığı meclis üyeleri içerisinde tabii ki siyasi bağlantılar ile bir çok isim Bayraklı’da da meclis sıralarına oturdu.
Aslında bu bağlantılar ile meclise girilmesine vatandaşlar kadar basın da alışmış durumda.
Ancak bu sefer farklı bir şey oldu…
İzmir’in en önemli ilçelerinden biri olan, 2020 yılındaki depremde 117 vatandaşını kaybeden, yüzlerce binanın yıkıldığı Bayraklı da, ilçenin kaderini belirleyecek olan İmar Komisyonunda bir isim var ki gören bir kez daha bakıyor, bir kez daha bakan bir kez daha anlam veremiyor…
Bu isim AK Parti Meclis Üyesi Aydın Koç…
Muhalefetten İmar Komisyonunda yer alan tek isim…
Şimdi ‘ne var ki bu isimde’ diyebilirsiniz.
Ancak bir ilçenin kaderini belirleyen, insanların can güvenliğini belirleyen İmar Komisyonu’nda yer alan Sayın Koç ne yaptı ki bu göreve geldi merak ediyoruz.
Geçmişte Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Asbaşkanlığı ve Engel Tanımayanlar Spor Kulübü Başkanlığı görevlerini yürüten Koç’un bu kadar bilgi birikim ve deneyim gerektiren komisyonda hangi sıfat veya hangi yeterlilikle yer aldığını sormak bence hepimizin hakkı.
Tüm deprem uzmanları tarafından Türkiye’de en riskli iller içerisinde ilk 3 sırada gösterilen İzmir’de, henüz 4 sene önce bu kadar büyük yıkım yaşayan Bayraklı’da, doğru ve hızlı adımlar atılması gerekirken Sayın Koç’un komisyonda ne gibi bir görev üstlendiğini merak etmemek elde değil.
Ezcümle: Koç’un Bayraklı’nın kaderini belirleyecek hangi birikime ve yetkiye sahip bu sorunun cevabını aramaya devam edeceğiz.
















