Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘İzmir Körfez Çalıştayı’nın açılış törenini bizzat katıldım ve tüm konuşmacıları dikkatle dinledim.
Malumunuz uzunca bir süredir İzmir’de ‘körfez’ tartışmaları devam ediyor.
Bu duruma çare olmak için düzenlenen çalıştayın açılış konuşmalarında oldukça önemli noktalara değinildi.
Ama benim en dikkatimi çeken konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ınki idi.
Çünkü kendisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına atıfta bulunarak Bugüne kadar biz kendi kurumumuz kapasitesi ile konuyu değerlendirmek istedik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, olaya çözüm sağlama niyeti ile bakmasını ve bize yardımcı olmasını bekledik. Ancak maalesef siyaset yapma aracına dönüştürdüler bu sorunu. Körfezdeki bu problem siyaset dili ile konuşulması gereken bir konu değildir. Bugün yapılan gibi bilimsel duyarlılıkla, bilim insanı bakış açısıyla sorunu nedenleri ve mevcut haliyle gelecekte bize neler getireceğini değerlendirme konusudur. Bize lazım olan dil bilim dilidir. Asla çirkin, iftiralarla dolu, suçlayıcı bir dil değildir” ifadelerini kullandı.
Bu sözlerde çok manidar anlamlar var.
Sayın Başkan Körfez kadar önem atfeden bir sorunun siyasi malzeme haline geldiğini söylüyor.
Evet, körfez sorunu oldukça önemli bir sorun var bu sorunun çözümü için tüm partiler eşit bir şekilde çaba göstermek zorunda.
Bu sadece İzmirlinin ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni sorunu değil.
Bu Türkiye Cumhuriyet üzerinde yer alan İzmir ilinin sorunu.
Bu yüzden buna A partisinin B partisinin sorunu olarak kesinlikle bakılmamalı ve bu iş asla siyasete çekilmemelidir.
Bence bir an önce ivedilikle tüm bileşenler bir araya gelmeli ve yine ivedilikle Körfez sorununu çözmek için adımlar atmalıdır.
O yüzden Sayın Başkan’ı bu sözlerini doğru bulduğumu ifade etmek isterim.
Sayın Başkanın devam eden cümleleri ise oldukça trajik cümlelerdir. Kendisi, “Çok uzaklardan gelen konuklarımıza rağmen çok yakınlarımızda olan ancak davet etmemize rağmen buraya gelmeleri engellenen bilim insanları var. Bu da bizim için büyük bir üzüntü kaynağı olmuştur" dedi.
İnanılır gibi değil!
Böylesine aciliyeti olan bir konunun bu noktalara gelmiş olması cidden üzücü. Ben buradan bir İzmirli olarak tüm bileşenlere çağrıda bulunmak istiyorum.
Lütfen Körfez konusunu siyasallaştırmayın ve bir an önce çözüm adına somut adımlar atmaya başlayın.
Bunu da bir gazeteci olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak istiyor ve talep ediyorum.
















