Her yıl il ve ilçe belediyeleri bir sonraki yıl kullanmak üzere bir bütçe hazırlar, meclislerde uzun görüşmeler sonrası kabul edilir.
Bu bütçeler belediyelerin bir sonraki yıl yapacağı ödemeler, projeler, çalışmalar ve daha nicesi için ayrılmış bütçelerden oluşur. Bütçenin en önemli kısmı ise gelir ve gider dengesidir. Buna özellikle dikkat edilir ki sorun ve sıkıntı yaşanmasın. Ama son dönemlerde şahit olduğumuz öyle bir durum var ki belediyeleri bir hayli zor duruma düşürmüş halde!
Belediyelerde normal şartlarda yüzde 30 personel gideri olması gerekirken birçok belediyede bu durum yüzde 100’ün üzerine çıkmış durumda. Personel maaşları yapılan bütçelerin iki katı haline gelmiş. Bunun getirisiyle birlikte de neredeyse tüm belediyelerde işten çıkarmalar başladı.
Bu kadar personel şişirmesi sonrası işten çıkarmaların ne zaman yapılacağı merak ediliyordu.
Açıkçası perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Maalesef ki bu durumların yaşanacağı çok açık ve netti. Çünkü belediyeler iş, proje, çalışma üretememeye başladı. Çünkü bütçeler artık maaş ödemesine bile yetemez duruma gelmeye başladı. Sanırım böyle giderse daha çok işten çıkarılma haberleri duyacağız.
ARTIK DEVLET EL ATMALI
Bu konuda değinmek istediğim bir konu daha var…
O da seçim dönemi aday gösterilmeyen belediye başkanlarının giderayak işçi alması. İzmir başta olmak üzere bu dönemde gördük ki 31 Mart, hatta 1 Nisan gününde işçi alımları yapıldı. Hem de öyle 5-10 tane değil. 100’ler 500’ler hatta bin küsürler.
Kesinlikle buna devlet kanadından bir el atılması gerekiyor.
Seçime en az 6-7 ay kala işçi alımlarının yasaklanması gerekiyor. Bu işe anca böyle çözüm bulunabilir. Çünkü bu konu artık belediyelerin mali yükünü arttırmaktan başka bir sorun haline gelmemekte.
İşten çıkarımlar sonrası da belediye başkanları eylemlerle uğraşmak zorunda kalıyor. Ki burada işe alınan da suçlu değil. Tek suçlu giderayak işçi alan belediye başkanları.
MUHTAR, MUHTAR ÇOCUĞU, MUHTAR YAKINI…
Şimdi bu konuya da girmişken aklıma gelen bir sorunu daha dile getireyim…
O da muhtarların (bazılarını tenzih ederek söylüyorum) belediyede çalışmak için bu kadar fazla mesai harcamaları. Üstelik eşi veya çocukları da değil sadece, yakın çevrelerini de belediyede işe sokmak için uğraşmaları…
Yine bazılarını tenzih ederek söylüyorum ki muhtarlara da aldıkları maaş yetmiyor sanırım ki kendileri de belediyeleri gelir kapısı olarak görüyor durumdalar.
EŞ, DOST, AKRABA DİYE DİYE…
Muhtarlara değindik ama siyasi ve meclis üyelerini de es geçmek olmaz. Bazı siyasiler ve meclis üyeleri de eş dost akrabalarını işe sokmak için birbiriyle yarışıyorlar. Bazı belediyelerde aynı aileden 5-6 kişi yer alıyor. Hatır gönül diye isteklerini kıramayan belediye başkanları da aldıkça alıyor… işte o zaman da önü alınamayan bir durum ortaya çıkıyor.
Yani işin özü herkes belediyeye bir gelir kapısı olarak bakıyor. Bu durum böyle devam ederse kimse belediye başkanlığına aday olamayacak. Artık sitelerimizden ‘belediye başkan adayı’ aranıyor diye ilan geçeriz!
















