Cumhuriyet Halk Partisi’nin tartışmalı maddelerinden biri olan “belediye çalışanlarının parti yönetimlerinde görev alamayacağına” dair düzenleme, geçtiğimiz dönemde tüzüğe açıkça eklendi. Ama görünen o ki, bu maddenin İzmir’de bir karşılığı yok. Tüzük kitapçıklarda yazılı duruyor belki ama sahada pek de dikkate alınmıyor.
Neye göre mi söylüyoruz?
Yeni atanan Karabağlar İlçe Başkanı hangi belediyede çalışıyor?
Kemalpaşa İlçe Başkanı hangi belediyede çalışıyor?
Üstelik sadece başkanlarla sınırlı da değil.
Kemalpaşa İlçe Başkanı’nın eşi, aynı zamanda İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı hangi belediyede çalışıyor?
Soruyorum…
Peki bu durumda tüzüğün hükmü ne oluyor? Hiç.
Madem uygulanmayacak, neden var? Madem görmezden gelinecek, neden bu kadar tartışmayla kabul edildi?
Söz konusu atamalar “genel merkezin bilgisi dışında” yapılmış olabilir mi? Ya da en tepedeki birkaç kişinin inisiyatifiyle mi gerçekleşti? Eğer öyleyse soralım: CHP İzmir’de tüzük mü hüküm sürüyor, yoksa ‘kişisel yakınlıklar’ mı?
Bu soruların cevabını partililer de, kamuoyu da merak ediyor. Çünkü bugün bu kurallar yok sayılırsa, yarın hangi ilke korunacak?
CHP, halkçı geleneğin ve kurumsal ciddiyetin temsilcisi olmak istiyorsa; kendi koyduğu kurallara önce kendisi uymak zorunda. Yoksa ortada ne parti içi adalet kalır, ne de güven.
Yoksa bu madde bazılarının önünü kesmek için mi tüzüğe konuldu?
Sadece belli kişiler için mi geçerli?
Sorular, sorular…


















