Belediyede siyaseti kenara bırakırsak ne olur? Ya da n'olur?
Didar DEMİRCİ

Didar DEMİRCİ

Belediyede siyaseti kenara bırakırsak ne olur? Ya da n'olur?

02 Ekim 2019 - 17:55 - Güncelleme: 03 Ekim 2019 - 09:55

İzmir’de yaşanan orman yangını sonrasında bu vahim olayı bölücü terör örgütü PKK’nın yaptığı ortaya çıktı. Bunun üzerine gündeme yine siyasi tartışmalar eklendi ve İzmir Büyükşehir Belediyesinde başlayan “terörü ve terör örgütünü lanetleyin, kınayın” tartışması büyük bir yankı yaptı.

Büyükşehir Belediyesinde başlayan ve ilçe belediyelerde devam eden terör atışması Ekim ayı olağan belediye meclislerinde CHP meclis üyelerinin okuduğu bir bildiriyle son buldu.

Konak Belediye Meclisinin Ekim ayı ilk oturumuna katıldığımda bu bildirinin okunmasına ve daha sonrasında belediyede geçen konuşmalara şahitlik ettim. Her ne kadar bildiri okunduktan sonra ufak çaplı bir tartışma olsa da Belediye Başkanı Abdül Batur’un konuyu uzatmadan, “bu bildiriyle biz tavrımızı ortaya koyduk. Bence yeterli” demesiyle herkes, kabullenip konuyu bence geçici olarak kapattı.

Bildiri çok açık ve netti. Bildiride şunlar yazıyordu:

“Bizler, bu meclis çatısı altında, parti kimliklerimizin de üstünde Türkiye Cumhuriyeti, Türk Milleti ve İzmir halkı için sorumluluk almış, halkımızdan vekalet alarak bu koltuklara oturmuş meclis üyeleriyiz. Kuruluş amacı cumhuriyetimizi yıkmak, devletimizin bekasına, askerimizin, polisimizin ve halkımızın canına kast etmek olan, toplumsal birliğimizi, kardeşliğimizi ve huzurumuzu hedef alan hangi terör örgütü varsa İzmir adına, halkımız adına kınamak ve lanetlemek bizlerin gurur duyacağı, onur duyacağı ilkeli bir harekettir.

Bunun içindir ki, bu tür hain terör örgütlerinin her eyleminde, mensubu olduğumuz   Cumhuriyet Halk Partisinin kurumsal kimliğiyle, partimiz ve   ……………………. Belediyesinin birer üyesi olan bizler bu alçak terör örgütlerini her dönem lanetlemiş ve kınamışızdır.

Bu  alçak örgütlerden, daha 1 hafta önce 2 Mehmetçiğimizi Şehit eden PKK, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne kastetmiş, asker, polis, sivil, kadın, çocuk demeden 10 binlerce vatandaşımızı katletmiş, alçak ve hain bir terör örgütüdür. Bizim CHP olarak bu konuda hiç bir zaman kafa karışıklığımız yada tereddütümüz olmamıştır

İzmir'de ve Ege Bölgesinde çıkan orman yangınları, inanıyoruz ki bu çatı altında birlikte çalıştığımız her meclis üyemizin yüreğini yakmıştır.  İzmir'in ormanları, o bölgede yaşayan binlerce canlı yok olmuş, insanlarımızın malları zarar görmüş ve yerine belki de on yıllarca geri koyamayacağımız bir flora yok olup gitmiştir. Terör örgütünün sebep olduğu anlaşılan bu yangınlarda, doğamızı, canlılarımızı, İzmir'imizin ve çocuklarımızın geleceğini kundaklayan terör örgütünü, CHP Grubu olarak bir kez daha lanetliyor, bu türden alçak eylemlerle bizleri yıldıramayacaklarını, korkutamayacaklarını meclisimiz ve kamuoyu ile bir kez daha paylaşıyoruz.

Aslında bugünkü konuşmamızda, kimlerin iktidarlarını korumak uğruna terör örgütleri ile pazarlıklar yaptığını, ortaklıklar kurduğunu, gizli anlaşmalar yaptığını, valilere teröristlere karışmayın talimatları  verdiğini, seçimlerden önce terörist başının mektubunu devlet televizyonlarında okutturarak medet umduğunu uzun uzun anlatabiliriz. 

Ancak ne bu konular üzerinden, ne de orman yangınları üzerinden meclisimizde gerginlik yaratmak, kavga etmek, meclisimizin yetkisinde ve gündeminde olmayan konular üzerinden siyasi bir rant sağlamaya çalışmak, bizim işimiz değil. Eğer birbirimizi terör üzerinden suçlayarak, birbirimizi yaralayarak, ortak bir yol bulmak yerine siyasi tartışmalarda kaybolursak, bu kente ve halkımıza en büyük zararı bizler vermiş olur ve terör örgütlerinin yaratmak istediği ortamı da birbirimize yaşatmış oluruz. 

Terör, siyaset malzemesi yapılmayacak kadar hassas bir konudur. Siyasi rant sağlamak için bir dönem terör örgütleriyle pazarlıklar yapmak, başka bir dönem tüm muhalefeti terör örgütleriyle yan yana göstermeye çalışmak bu ülkeye zarar verir. Siyaset uğruna ülkede kavga ve çatışma ortamı yaratır. 

Biz CHP Belediye Meclis Grubu olarak çağrıda bulunuyor ve son söz olarak diyoruz ki;

Belediye meclisimiz tüm üyeleriyle birlikte, adı ister PKK ister İŞİD ya da FETÖ veya her ne olursa olsun, tüm terör örgütlerini amasız fakatsız lanetleme konusunda aynı noktadadır. İzmir halkı bizlerden tartışma, kavga ve suçlama değil hizmet beklemektedir. Bunun bilinciyle, CHP grubu olarak, meclisimizde yer alan diğer siyasi parti gruplarıyla birlikte kentimize ve ilçemize hizmet etmek için özveriyle çalışmaya devam edeceğiz.”

İşte sizlere aktardığım bildiride son nokta çok önemli! Orada ‘İzmir halkı bizlerden tartışma, kavga ve suçlama değil hizmet beklemektedir’ deniyor. Bence de İzmir halkı ve Türkiye’deki tüm şehirler, ilçeler, beldeler, köyler belediyelerden hizmet bekliyor.

Bu bildiriyle CHP’nin bu konuyu kapatarak hizmete yoğunlaşmak için çaba sarf ettiği kanaatine eriştim.

Bir gazeteci olarak o ya da bu partiden değilim. Benim için doğru doğrudur, yanlış yanlıştır. Bu noktada kim olduğuna değil ne yaptığına bakarım.

Konuyu dağıtmadan şu noktaya getireceğim. Bildirinin okunmasından sonra meclis üyelerinin başkanlık makamına sunduğu önergelere geçildi. Önergelerde ise gerçek anlamda halkın ve şehrin çıkarları korunarak hazırlanmıştı.

Siyaset saf dışı bırakıldığında bütün meclis üyeleri o önergeleri oy birliğiyle geçirdi ve gerçek anlamda sakin ve faydalı bir meclis oldu.

Bölücü terör örgütünün istediği kaos ve tartışmayı bu halkın belediye meclislerine sokmayarak, kimseyi kırmadan bu işi bitirdiğiniz için bir helal olsun diyorum CHP. 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar